25 Mayıs 2013
25 Mayıs 2013,
 Off

Ağrı dağının Kayıp şehri Ahora ve Kutsal Ermeni manastırı Yakup

gokmen-onay-jacob-monastery-ahora-10

 

Efsane Nuh’un Gemisiyle başlar gemiden inen insanlar bir köy inşa ederler ve bu köyde yaşamaya başlarlar. Yıllar geçer şehirde yaşayanlar (gemiden inen ilk insanların torunları) şehirlerine göz alıcı eserler yaparlar Ağrı dağının kuzey yamacında Ahora şehrini kurarlar 1915 yılına kadar küçük bir ermeni köyü olan ve birçok ermeni sanatçının eserinin bulunduğu bu köy aslında dağda küçük, göz alıcı bir şehirdir. 20 Haziran 1840 yılında Ağrı dağı küller ve dumanlar çıkarmaya başlar ardından son kez patlar dağın zirvesindeki buzlar ateşin sıcaklığıyla suya dönüşür ve dağın kuzey yamacını bir vadiye (cehennem deresi) çevirerek Ahora şehrini on bin insanla birlikte yok eder.

gokmen-onay-jacob-monastery-ahora-02

Olay yıllar içinde efsaneye dönüşür ve bölgede kulaktan kulağa yayılır. Şehirden bize ulaşan son bilgiyi kitabına yazarak bizlere ulaştıransa şehri 1680’li yılarda gezen Hollandalı gezgin Jan Struys’dir. 1684 yılında yayınladığı kitapta şehri ziyareti sırasında bölgedeki keşişlerin Nuh’un gemisini gördüğünü ve içerisine girip gemiyi gezdiklerinden bahseder, şehirde büyük bir manastır olduğunu (Aziz Yakup manastırı) bu manastırda bulunan keşişlerden birinin kendisine gemiden koparılmış bir tahta parçasından yapılma küçük bir haç verdiğini söyler.  Ahora Manastırından götürüldüğüne inanılan başka bir haç günümüzde Ermenistan’daki Etchmiadzin katedralinde bulunmakta.  Yıllarca efsane olduğuna inanılan olayın gerçekliğiyse bu doğal afetten kurtulan insanların yok olan şehrin kıyısına yaptıkları yeni Ahora şehriyle günümüze taşınıyor.  Şimdilerde Ahora “Yeni doğan” ismini almış bir köy ve köyün hemen yakınında Ahora şehrinin çok iyi korunmuş mezarlığı ve kilise yapılarının temellerinin toprak altında kalan silüetlerini görmek mümkün.

Ahora Şehri gerçekten varmış.

Birkaç defa bölgeye gidip var olduğu iddia edilen kalıntıları görüntülemeye çalıştım fakat ne mümkün. İlk kez 2010 yılında Yeni doğan köyüne gide bildim ve köylülerle yaptığımız sohbette cehennem deresinin sol yanında bulunan bir kayalık üzerinde kilise kalıntıları olduğunu öğrendim o gün bu bölgeye tırmanmamızın imkanı yoktu ki hala yok,  teknik kaya tırmanışıyla çıkıla bilir. 06.05.2013 tarihinde bölgeye tekrar gittiğimde cehennem deresini ve Ahora şehrinin olduğu düşünülen bölgeyi daha geniş bir zamanda dolaşma fırsatı bulup cehennem deresinin sağ yakasından tırmanıp köylülerin üç yıl önce kilise olduğunu söyledikleri kayalığı biraz daha yukarıdan dürbünle incelediğimde herhangi bir kalıntıya rastlamadım. gokmen-onay-jacob-monastery-ahora-06Bu hikayeye neden inandım ( cehennem deresi büyük bir vadi ve günümüzde dahi tırmanmamanın zor olduğu böyle bir noktaya dağın son patlamasından önce Ahora sakinleri bir kilise yapmış ola bilirlerdi.) Kalıntıları bulamamak üzücüydü fakat Ağrı dağının buzullarından zamanla akan buz oluşumu gerçekten görülmeye değerdi kilometrelerce akan buzdan bir nehir bittiği noktada sürüklediği toprak ve kayalardan oluşmuş adeta yüz metrelik bir çöl tepesi yeşil arazide farklı renkler sunuyor.  Bir jeologu şoka sokacak sayıda materyal içeriyor. Kendine has bir doğası var daha önce görmediğim birçok bitkiyi inceleme fırsatı buldum. Yeni doğan köyüne geri döndüğümüzde köylülerden birinin doksan yaşında olduğunu öğreniyoruz kendisiyle görüşme isteğimizi memnuniyetle kabul ediyor. Ahora hakkında sorduğumuz soruları kulağının ağır işitmesinden dolayı doktor soruları olarak algılayıp karnının ağrıdığını söylüyor önce, ardından torununun yardımıyla sorumuza cevap veriyor, ben diyor bilmem köyün tarihini ama eskiden sel gelmiş köyü toprağın altında bırakmış. Ben zaten İranlıyım bu köyde ermeniler yaşarlarmış 1915 yılında gitmişler babalarımız İran’dan gelip burada yaşamaya başlamışlar. İşte burada başka bir köylü gerçekten ilginç bir şeyden bahsediyor yakınlarda bir mezarlık olduğunu istersek bizi oraya götüre bileceğini söylediğinde hemen kalkıp yola çıkıyoruz köyün yakınında bulunan alana vardığımızda daha önce yükseklerde aradığımız Ahora şehrini ve kilise kalıntılarını buluyoruz. Efsane bu noktada artık efsane olmaktan çıkıyor. İnanıyorum ki birçok kutsal emanetin bulunduğu bu alan araştırıldığında insanlık için sayısız bilgi sunacaktır.

 

Bölgeden Fotoğraflar:

 

 

Etchmiadzin katedralinin Nuh’un gemisi müzesi bölümünde korunan, Nuh’un Gemisinden alınmış olduğuna inanılan tahta parçası üzerine yerleştirilmiş altın haç ve müzedeki öteki kutsal emanetler:

Comments are closed.

0
Baglanıyor
Lütfen bekleyin...
Bir mesaj gönderin

Üzgünüm! Şu anda burada değilim. Bir mesaj bırakırsanız en kısa zamanda size geri dönüş yapacağım.

* Adınız
* Email
* Açıklama
Oturum Aç

Şuan buradayım. Bana mesaj gönderebilirsin!

Adınız
* Email
* Açıklama
Telefon
We're online!
Görüşleriniz

Hize daha iyi yardımcı ola bilmem için geri bildirimden lütfen çekinmeyiniz

Destek değerlendirmeniz